Bize Ulaşın!

Sadece Cildimiz mi Yaşlanıyor?

Sadece cildimiz mi yaşlanıyor? Ellerimiz, bacaklarımız, gözlerimiz… ? Yaş aldıkça sadece memelerimiz mi sarkıyor? Kaşlarımız mı düşüyor? Yüzümüzde yaşanmışlığın izleri oturmaya mı başlıyor sadece?

Gerçeği söyleyeyim mi? Bütün hücrelerimiz yaşlanıyor. Ve hücrelerimizin yaşlamaması için öncelikle vücudumuza giriş yapan tüm besinlerin vücudumuzda yük oluşturmayacak besinler olmasına özen göstermemeliyiz. Sevgili arkadaşımız Dr. Ayşegül Çoruhlu bir konuşmasını şöyle bağlamıştı: ”Aslında ışık yiyoruz!” Evet bunun anlatmak istediği şey son derece karmaşık bir biokimyasal sürecin sonucu aslında. Ve kısaca mümkün olduğu kadar çiğ sebze ve meyve tüketmeliyiz. Gıda takviyeleri başka bir makale konusu olabilir belki…

Yaşlanma süreci devam ederken, kadın cinsel organları da bundan nasibini alıyor. Temel olarak yaşlanma ve doğum travmalarını takiben, vajinal kanalın iç yüzünü döşeyen mukoza kalınlığının incelmesi ve kaslarında gevşeklik, vajina kanalında genişleme meydana gelir ve buna ”vajinal relaksasyon sendromu” denir.Vajina yüzeyindeki bu değişimler; kuruluk, enfeksiyonlara eğilim, sürtünme hissinin azalması, anormal akıntı, idrar kaçırma,ilişki sırasında ağrı gibi çeşitli şikayetlere sebep olabilmektedir. Ayrıca dış genital bölgedeki yağ dokusunun azalmasına bağlı, o bölgede renk değişiklikleri ve hacim kaybı (buruşuk gergin olmayan labium major ve pubis) gözlenebilir.

Vajinal relaksasyon sendromuna menapoz, hamilelik, normal doğum, meme kanseri sopnrası kullanılan ilaçlar, kilo alımı, sigara, kronik öksürük, hormonal bozukluklar ve yaş sebep olabilir. 5-10 yıl öncesine kadar bu konuların konuşulması tabu olsa da, son yıllarda kadınların beden bütünlüklerine gösterdikleri özen ve bütünlük algısında artış, yaş alınmasına rağmen aktif hayattan kopmamak, sosyoekonomik ve kültürel seviyelerdeki yükselme, internet ve bilgiye erişimin kolaylaşması, vajinal tedavilerde artışa sebep olmuştur.

Tedavilerden istenen sonucun alınması için öncelikle kadın doğum muayenesi yapılmalıdır. Bakteriyel ve viral enfeksiyonların tespiti ve tedavisi, rahim ve rahim ağzı bölgede yara olmaması tedavinin yapılabilmesi için şarttır.

Hastaların şikayetleri ileri derecede değilse ameliyatsız yöntemlerle de tedavi edilebilmektedir.

Ameliyatsız tedavi seçenekleri:

  • Çeşitli laser tedavileri; Fraksiyonel CO2 veya Erbium Yag laser ile yapılan tedavilerdir. Ancak Erbium Yag Laserin  etkisi çok yüzeyel kaldığı için etkisi sınırlı olmakta, başarı kısmi kalmaktadır.
  • Radyofrekans tedavileri; Vajenin ilk üçte bir girişinde veya vajen boyunca mukozanın radyofrekans enerjisi ile 30 dakikaya kadar 40-42 derece ısıtılarak tedavi edilmesidir. Uygulama zorluğu, tekrarlayıcı seanslar kısmi başarı nedeni ile bir grup hasta tedavisinde kullanılabilir.
  • Östrojen içerikli kremler; Daha çok menapoz sonrası şikayetlerin tedavisinde başarılıdır. Ancak sürekli kullanım gerekmekte olup, kremler kesildiğinde şikayetler çok kısa bir süre sonra geri dönmektedir. Olası kanser riskinin de yakın takibi gereklidir. Mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
  • Monalisa Touch (dokunuşu) Laser Tedavisi;Fraksiyonel CO2 laser ve Radyofrekans tedavisini bir arada yapabilmektedir. Tüm dünyada vajinal gençleştirmede en çok kullanılan yöntemdir. Tedaviden mutlu hasta oranı %90’lara çıkmaktadır. Anestezi gerekmez. İşlem sadece 5-10 dakika sürer. Son derece kolay ve konforlu bir tedavidir.Tedaviden sonra günlük hayata hemen dönülür. Cinsel ilişki 3 gün yasaktır. 1. ayda etkisi ortaya çıkmaya başlar ve kuruluk, gevşeklik,kaşıntı, sürtünme ve ağrılı ilişki şikayetleri düzelir. Ayda bir 3 seans şeklinde uygulanır ve yılda 1 kere tekrarlanması önerilir.

Genital bölge beyazlatılması için de Monalisa Touch kullanılabilir.

Tüm bu yöntemlerin yanı sıra, labium minorların (küçük dudakların ) küçültülmesi cerrahi müdahale ile gerçekleştirilebilmektedir. Dolgunluğunu kaybetmiş labium majorlar (büyük dudaklar) için ise yağ enjeksiyonu veya hazır hyaluronik asit dolguları kullanılabilir. Yağ enjeksiyonunda konulan yağın %40-60’ı o bölgede kalıcı olduğu ve içindeki kök hücre ile cilt kalitesini de artırdığı için hastalar tarafından daha çok tercih edilebilmektedir. Bunun yanısıra vakti kısıtlı çok hızlı sonuç isteyen (öğle arası estetiği gibi) hastalarda hyaluronik asit içeren hazır dolgular kullanılmaktadır.

Vücudumuzun formunu korumak için nasıl spor yapıyorsak, cildimizi korumak için cilt bakımı ve yılda bir kaç seans cilt tedavileri yaptırıyorsak, dişiliğimizi korumak için de genital organlarımıza düzenli bakım yaptırmalıyız. Kulağa çok komik geliyor biliyorum ama yılda bir kere yaptırılan Monalisa dokunuşu ile vajina sağlığımızı uzun yıllar koruyabilir, istemsiz idrar kaçırma ve yukarıda bahsettiğim bir çok şikayet ile yıllarca karşılaşmadan hayatımızı kaliteli bir şekilde, keyif alarak yaşamamız mümkündür. Artık insanın ömrü uzamış ve kadınlarda orta yaş 60 lara gelmiştir. Bu durumda tüm organlarımızı sağlıklı tutmak için çaba göstermek de bizim görevimiz olmalıdır.

Yediklerimiz ve içtiklerimizin kalitesi, düzenli yaptığımız spor aktiviteleri, hem ruhsal hem de bedensel olarak uyum içinde kendimize nasıl davrandığımız, cildimiz, iç organlarımız, genital organlarımız ve kaslarımızı korumaya yönelik bakımlar yaşlanmadan yaş almamızı sağlayacak ve hayattan daha çok zevk almamızı, önce bizim dolaylı olarak da çevremizin mutlu olmasını sağlayacaktır.

Sevgilerimle

Op. Dr. Esra Çelik Şenel